|
Mortgage Nedir?
İngilizce de Mortgage olarak bilinen basında ve halk
arasında “Kira Öder gibi uzun vadeli ev satın alma sistemi” olarak
bilinen ipotekli konut finans sistemi, gayrimenkul edinmede kullanılan
finansman yöntemlerinden birini ifade etmek için kullanılan bir terim.
Türk Dil Kurumu (TDK) kelime manası “tutu, ipotek,
rehin” anlamına gelen "Mortgage" kelimesi yerine "tutkulu satışı"
öneriyor. Sistem genel olarak konut sahibi olmak isteyenlere finans
kuruluşlarınca, konut üzerinden tesis edilecek ipotek karşılığında 15
ile 30 yıl gibi uzun vadeli konut kredilerinin kullanılması temeline
dayanıyor. Sistemin bir başka tanımı da, ipotekli konut finansman
sistemi, kredi, finansal kiralama ve benzeri finansal işlemler yoluyla
konut alımı, konutların yenilenmesi ve güçlendirilmesi için ipotek
teminatlı kaynak kullandırılması anlamına geliyor. Banka, müşteri adına
müşterinin talep ettiği bir gayrimenkulü peşin olarak satın alarak
mülkiyeti müşteriye devrediyor. Ancak müşterinin bankaya borcunun
karşılığı olarak mülk ipotek ediliyor. Müşteri bankaya borcunu belli bir
ödeme planına göre, önceden belirlenmiş bir vade sonuna dek aylık
ödemelerle kapatıyor.
Kaynak: Referans Gazetesi
Mortgage Sistemi Nasıl
İşleyecek?
-Sade bir vatandaş müteahhitten ev
alacak.
- Mortgage Kanunu ile "Gayrimenkul Değerleme Uzmanlığı" adıyla
oluşturulacak profesyoneller evin değerini
belirleyecek.
-İpotek kredili konutlar zorunlu olarak
sigortalandırılacak.
-Evin değerinin en az dörtte biri peşin
ödenecek.
-Kalan kısmı için bankalar, devreye
girecek.
-Banka, kredi karşılığı ipotek senedi
düzenleyecek.
-İpotek senetleri bir havuzda toplanacak. Bunun için İpotek Finans
Kuruluşu (İFK) kurulacak.
-Bankalar, portföylerindeki
senetleri komisyon karşılığı İFK’ya
devredecek.-İFK, ipotek
senetlerini menkul kıymete dönüştürecek. İpotek senedi üzerinden varlığa
dayalı menkul kıymet ihraç
edecek.
-İpotek Yatırım Kuruluşları da alacağa dayalı menkul kıymetleri borsada
ihraç edecek.
-Ödeme riski konusunda
sigortacılık sistemi de devreye girecek. Eğer kişi iki ay içinde
yükümlülüğünü yerine getirmezse gayrimenkulün elden çıkarılması
gerekecek.
Kaynak: Kobi Finans
Mevcut Konut Kredileri
İle Mortgage Kredilerinin Karşılaştırılması
Hepinizin
bildiği gibi, 5582 sayılı “Konut Finansman Sistemine İlişkin Çeşitli
Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” 21 Şubat 2007 tarihinde
TBMM tarafından kabul edilerek yasalaştı. Söz konusu Kanun’un
yasalaşmasının ardından da daha önce bankalardan konut kredisi kullanan
vatandaşlar arasında, mevcut konut kredilerini mortgage kredisine
çevirip çevirmeme konusunda yoğun bir tartışma yaşanmaya ve yanlış ve
eksik bilgilere dayanan değerlendirmeler yapılmaya başlandı. Bugünkü
yazının amacı, vatandaşlara bu konuda doğru bilgileri iletmek ve
sağlıklı bir karar alabilmelerine yardımcı olmaktı.
5582 sayılı Konut
Finansman Sistemine İlişkin Kanun’un 20’inci maddesi ile 2499 sayılı
Sermaye Piyasası Kanunu’na eklenen Geçici 11’inci Madde ile, bu maddenin
yürürlüğe girmesinden önce düzenlenmiş bulunan ve 5582 sayılı Kanun’un
38/A maddesinin birinci fıkrasında yer alan konut finansmanı tanımına
uyan kredi ve finansal kiralama sözleşmelerinin tarafı olan
tüketicilere, bu maddenin yürürlüğe girmesini takiben üç ay içerisinde,
sözleşmenin yapılmış bulunduğu konut finansmanı kuruluşuna başvuruda
bulunarak, sözleşme konusu işlemin, bu Kanunun 38/A maddesinde yer alan
konut finansmanı tanımı kapsamı dışında değerlendirilmesi talebinde
bulunabilme hakkı tanınmıştır. Bu 3 aylık başvuru süresi içerisinde
talepte bulunmayan tüketicilerin, bu maddenin yürürlüğe girmesinden önce
düzenlenmiş bulunan sözleşmeleri ise, Kanun’un 38/A maddesinin birinci
fıkrası kapsamında yani mortgage kredisi olarak kabul edilecektir.
Tüketicilerin
vereceği bu karar açısından son bir haftadır üzerinde en çok tartışılan
konu ise, Kanun’un 24’üncü maddesinde yer alan ve eğer konut finansmanı
kuruluşu, geri ödemelerin yapılmaması halinde kalan borcun tümünün
ifasını talep etme hakkını saklı tutmuşsa, bu hakkın ancak tüketicinin
birbirini izleyen en az iki ödemede temerrüde düşmesi halinde
kullanılabileceğine ilişkin hükümdür. Diğer taraftan konut finansmanı
kuruluşunun bu hakkını kullanabilmesi için en az bir ay süre vererek
muacceliyet uyarısında bulunması gerekmektedir.
Yukarıdaki madde
hükmü, vatandaşlar arasında çok yanlış yorumlanmış ve sanki konut
kredisi kullanan vatandaşların, kredi taksitlerini 2 ay ödeyememesi
durumunda, banka veya konut finansman kuruluşuna vatandaşın elinden
evini alıp, ipoteği paraya çevirme zorunluluğu getiriyor şeklinde
yorumlanmıştır. Öncelikle şunu ifade etmek gerekir ki, bu madde hükmünün
Kanun’a konulmasının temel amacı tüketicileri korumaktır. Mevcut
durumda, kullanılan konut kredileri ile ilgili olarak tüketiciler ile
bankalar arasında imzalanan sözleşmelere bakıldığında, tüketicinin 1 gün
bile ödemeyi geciktirmesi durumunda bankanın esasen gerekli bildirimleri
yaptıktan sonra yasal takibe geçme ve ipoteği paraya çevirme yetkisi
bulunmaktadır. Bu madde ile bankalara ve diğer konut finansman
kuruluşlarına, yasal takibe geçmek için tüketicinin ancak üst üste 2
ödemeyi yapamaması durumunda yasal takibe geçebilme kısıtı
getirilmiştir. Yani mevcut konut kredilerinin aksine banka hemen yasal
takibe geçemeyecek, bunun için tüketicinin 2 ay kredi taksidini üst üste
ödeyememesini bekleyecektir. Kamuoyunda bilinenin aksine, bu madde
hükmünün tüketicilerin yararına olduğu çok açıktır. Diğer taraftan, bu
madde hükmü, tüketicinin 2 ay üst üste taksitini ödeyememesi durumunda
yasal takibe geçme ve ipoteği paraya çevirmek üzere tüketicinin elindeki
evi alma konusunda bir zorunluluk getirmemektedir. Yani bankanın 2 ay
geçmesine rağmen, hala yasal takibe geçmeme veya 3 ay sonra, 6 ay sonra
yasal takibe geçme hakkı bulunmaktadır.
Vatandaşlarımızın,
başka sebeplerle mevcut konut kredilerini mortgage kredisine
dönüştürmemeye karar vermeleri ise mümkündür. Ancak burada her iki kredi
türünün de tüm avantaj ve dezavantajlarının vatandaşlarımız açısından
çok iyi değerlendirilmesi ve doğru bilgilere dayanan bir karar verilmesi
büyük önem taşımaktadır. Daha önce konut kredisi kullanan tüketicilerin
mevcut kredilerini mortgage kredisine dönüştürmemesinin diğer önemli bir
sebebi de, Konut Finansman Sistemine İlişkin Kanun’da maalesef mortgage
kredileri için bir vergi avantajı öngörülmemiş olması ve bunun bir
sonucu olarak da her iki kredinin faiz oranları arasında bir farklılaşma
yaşanmamış olması olabilir. Bu konu ile ilgili olarak da tüketicilerin
kararlarını verirken, mortgage kredilerine şimdi vergi avantajı
tanınmamasının ileride de tanınmayacağı anlamına gelmediğini ve ileriki
günlerde veya yıllarda, bu kredilere vergi avantajı getirilmesi
durumunda, eğer mevcut konut kredilerini mortgage kredisine
dönüştürmemişlerse, bu vergi avantajından yararlanamayacaklarını
hatırlatmak isterim.
Kaynak :
http://www.alomaliye.com/
Mortgage Sisteminin Faiz ve Masrafları
Mortgage alırken
birçok vatandaş yanlış yapmakta, yalnızca bankaların reklam olarak ilan
ettiği faiz oranlarını karşılaştırarak karar vermektedir. Oysa, faiz
ödeyeceğiniz tek masraf değildir.
Mortgage
masrafları 4 ana kalemden oluşur;
1. Faiz
2. Alım ve satım masrafları
-Banka kredi kullandırma ücreti
- Ekspertiz Ücreti
- Banka ve sigorta muameleleri vergisi (BSMV)
-Diğer: Dosya parası, istihbarat ücreti, başvuru ücreti, işlem ücreti ve
avukat masrafı.Sigortalar
-Bireysel Yaşam
Sigortası
-DASK (Doğal Afet
Sigortası)
- Konut Sigortası
4- Taşınmaz mala ödemek zorunda kalacağınız diğer vergi ve aidatlar.
Faiz:
Mortgage aldığınız andan itibaren, alınan miktar üzerinden faiz işlemeye
başlar. Faiz oranlarındaki küçük farklılıklar ödeyeceğiniz miktar
üzerinde büyük oynamalara neden olur.Örneğin 30 yıllık 100.000 YTL lik mortgage faiz oranı aylık yüzde 1’den
yüzde 1,5'a çıkarsa toplam 172.250 YTL daha fazla faiz ödemiş
olursunuz.Yalnızca yüzde 0,5 oranında küçük bir artışın nasıl bu kadar fark
yarattığını kafadan hesaplamak mümkün değildir; hesaplayıcıları
kullanmanız gerekir.Alım ve Satım
Masrafları:
Ayrıca, mortgage
ile taşınmaz mal almanın aşağıda belirtilen alım ve satım masrafları
vardır.- Banka kredi kullandırma ücreti bankadan bankaya
değişmekte olup yüzde 0,5 – yüzde 2 civarındadır. Bu ücret bazı
bankalarda pazarlığa tabidir. Bazı bankalar bu miktara ek olarak
müşteriden banka ve sigorta muameleleri vergisi (BSMV), dosya parası,
istihbarat ücreti, başvuru ücreti, işlem ücreti ve avukat masrafı da
istemektedirler.
- Emlakçı komisyonu da alıcı ve satıcıdan yüzde 1- yüzde 2 oranında
alınır ve genellikle pazarlığa
tabidir.
-Eksper raporu genellikle 200-500 YTL arasında bir
rakamdır.
-Alım satım vergileri ve tapu masrafları yaklaşık yüzde 0,15 dir ve en
az belediyenin tayin ettiği değer üzerinden
alınır.
Sigortalar:
Bankanız taşınmaz
mala Konut Sigortası ve DASK (Doğal Afet Sigortası) ve ayrıca size
Bireysel Yaşam Sigortası yapılmasını da zorunlu kılabilir. Ek masrafları
kaleminde en önemli etkenlerden biri bu sigorta
primleridir.Bireysel Yaşam Sigortası, DASK ve Konut Sigortası yıllık olarak tahsil
edilr, sigorta primleri yaşa, gelir seviyesine, konutun bulunduğu
bölgenin deprem riskine ve konut fiyatlarına göre değişir. Her yıl
yenilenmesi gereken bu sigorta, yıllık yaklaşık 200-250 YTL'lik ödeme
anlamına gelmektedir. Mortgage alırken yaptırılacak Konut, DASK ve
Bireysel Yaşam sigortaları için maalesef gereksiz prim ödemeleri söz
konusu olabilir. Devlet tarafından belirlenmeyen sigorta primleri
sigorta şirketlerince, serbest piyasada özgürce belirlenmektedir. Bu
nedenle, sigorta almadan karşılaştırma yapmalı ve yalnızca bankanızın
önerdiği sigorta şirketiyle
yetinmemelisiniz.Vergi ve
Aidatlar:
Mortgage ile de
alsanız peşin de alsanız taşınmaz mal sahibi olduktan sonra da belli
aidatlar ve vergiler ödemeniz gerekebilir. Aidatlar değişmekte olup,
bina bakım ve tamir masrafları v.s. gibi kalemlerden oluşur. Ayrıca
taşınmazların belediyelere ve maliyeye ödenmesi gereken yıllık vergileri
vardır. Bu vergi ve aidatları yaklaşık olarak hesaplamalı ve ödeme
gücünüzün yettiğine emin olmalısınız.
Kaynak:
www.kredipazari.com
Mortgage’ın Avantajları
Sistem konut sahibi olmak isteyen kişi açısından en mantıklı faiz
oranını ve en makul geri ödeme koşullarını mümkün kıldığı için, geri
ödeme vadeleri ve miktarları kişinin durumuna göre ayarlanabilir olduğu
için, dar gelirli ya da orta sınıf mensuplarına konut sahibi olma imkanı
verecek.
1. Aylık ödemeler çok uzun döneme yayıldığı için oldukça düşük olacak.
Bu nedenle pek çok kişi sistemden yararlanabilecek. Kira öder gibi aylık
çok cüzi rakamlarla konut sahibi olunacak.
2. Satın alınan konut vade bitimine kadar sigorta ettirilecek, böylece
risklere karşı harcanan emek sigortalanmış olacak. Konut sigortalı
olduğu için doğal afetlerde zarar sigorta şirketi tarafından ödenecek.
3. Emlak piyasası ve inşaat sektörü canlanacak.
4. Konutların bedeli tarafsız kuruluşlarca belirlenecek.
5. Sadece iskan sahibi yasal konutlar bu sistemde yer alacak bu nedenle
sistemde inşaat kalitesi yükselecek. Binalar doğal afetlere karşı
dayanıklı olacak.
6. Konut kredisi alan kişilerin hayat sigortası yaptırması zorunlu
tutulacak. Kredi alan kişilerin vefat etmesi durumunda vefat edenin
yakınları devam etmek zorunda olmayacaklar.
7. Konut sahibi olmaya çalışan vatandaş aynı anda hem konut kredisine
hem de kiraya ödeme yapmayacak. Oturduğu eve kira öder gibi sahip
olabilecek. Vatandaş böylelikle kooperatif sisteminden de kurtulmuş
olacak.
Kaynak : Kobi Finans |